Romatizma Belirtileri ve Tedavisi

Romatizma kelime olarak eski Yunan kökenli olup eklemlerde kötü özellikli iltihaplı sıvı birikmesi için kullanılır. Romatizmal hastalıklar MÖ 8000 yılından beri bilinir ama aydınlığa kavuşması son 20-25 yılı buldu.
Romatizmal hastalıklar genel olarak kronik (süreklilik gösteren) hastalıklardır. Yani bir kişiye romatizmal hastalık tanısı konduğunda, kişi bu hastalıkla yaşamayı öğrenmesi gerekir. Ama bu ifade sizi korkutmasın, demek istenen sürekli ve düzenli olarak hekim takibinde olmak ve ilaç kullanmaktır. Şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi...

Romatizmal hastalıklar kaç çeşittir?
Romatizmal hastalıklar deyince geniş bir hastalık grubunun akla gelmesi gerekir. İltihaplı eklem romatizmaları, omurga romatizmaları, gut, Behçet Hastalığı, Ailesel Akdeniz ateşi, kireçlenme (osteoartrit), damar romatizmaları (vaskülit), fibromiyalji sendromu (yumuşak doku romatizması) gibi birçok hastalık romatizmal hastalıklar sınıfına girer ve Romatoloji uzmanları tarafından takip edilir. Romatolojik hastalıklar ayrı bir uzmanlık alanıdır.
Bu yazıda daha çok iltihaplı eklem ve omurga romatizması hakkında bilgi vereceğiz...

Her eklem ağrısı romatizma mıdır?
Elbette değil. Çoğu romatolojik hastalıkta ağrıya ek olarak eklemde şişlik, hareketlerinde kısıtlılık ve özellikle güne başlarken eklemlerinde sertlik hali söz konusu olur. Toplumumuzda çoğunlukla romatizma kelimesi ağrıyla eşdeğer şekilde kullanılır ama bu doğru değildir. Ağrının romatizmal hastalığın göstergesi olup olmadığı hekim tarafından ayırt edilmelidir.

İltihaplı eklem romatizması dışında da başka romatizma çeşitleri var mı? İç organları da etkileyen romatizmalar var mı?
Evet. Çoğunlukla romatizmal hastalıklar eklemlerden başlar, hastalığın tipine göre eklemlerde şekil bozukluklarına ve kalıcı değişikliklere neden olurken, bir kısmı da iç organlarda da (akciğer, böbrek, karaciğer vb.) harabiyet yapabilir. Vaskülitler (damar romatizmalarında) dediğimiz grupta ise öncelikli hedef damarlardır. Eğer iç organları besleyen damarlar etkilenmişse solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği, sindirim sistemi yakınmalarına neden olabilir.

Romatizmal hastalıklarda görülen yakınmaları özetler misiniz? Yani ne tür yakınmalar olduğunda kişi Romatoloji Uzmanına başvurmalıdır?
Eklem ve omurga romatizmalarında görülen şikayetleri şöyle sıralayabiliriz:

* Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı
* Sabahları eklemlerinde sertlik olması, daha sonra yavaş yavaş gevşemesi
* El parmaklarında soğukta beyazlaşma, sararıp solma
* Cilt altında bezeler
* Güneşte ciltte aşırı duyarlılık ve yaralar gelişmesi
* Ellerde veya vücudun herhangi bir yerinde deride sertlik
* Güçsüzlük, merdiven inip çıkamama, oturup kalkamama ve kaslarında ağrı
* Özellikle sabahları daha belirgin bel ağrısı ve tutukluk hali
* Gözlerinde sık sık iltihaplanma (üveit)

Romatizmanın nedeni nedir? Romatizmadan korunmak için ne yapılabilir?
Çoğu romatizmal hastalıkta genetik yapı önem taşır. Yani bazı genlerin varlığı romatizmaya yatkınlık yaratır. Çevresel koşullar, enfeksiyon etkenleri ve bilemediğimiz bazı durumlarda, genetik olarak romatizmaya yatkın kişilerde hastalık ortaya çıkabilir. Yani romatizmal hastalıkların nedeni hala tam bilinmiyor ve önlem alabilmek gibi bir durum da söz konusu değil.

Soğuk hava ve nem romatizmal hastalığa neden olur mu?
Soğuk havalarda ve nem oranının yüksek olduğu hallerde eklem içinde bulunan az miktardaki kayganlaştırıcı sıvının akışkanlığı ve dağılımı değiştiği için ağrı ve sızı olması doğaldır. Bu durum sağlıklı bireylerde de görülür, kişisel duyarlılıklar önemlidir. Ancak romatizmaya neden olmaz ve tek başına romatizma düşündürmez.

Sanıldığı gibi romatizma ileri yaşlarda mı görülür?
Gerçekten öyle sanılıyor. Yaş ilerleyip eklem ağrıları başlayınca herkes romatizma olduğunu düşünüyor veya gençlerde eklem ağrıları önemsenmiyor. Çoğu romatizmal hastalık genç yaşlarda başlıyor. Özellikle omurga romatizmaları genç erkekleri etkilerken, eklem romatizmaları doğurganlık çağındaki kadınlarda daha sık görülüyor. Genç erkeklerde görülen bel ve kalça ağrıları maalesef *****ik sebeplere ve bel fıtığına yorulup, romatizma düşünülmüyor. Bu da çok erken yaşlarda omurga hareketlerinin kısıtlanmasına kalmasına neden oluyor. Özellikle bel ağrısından yakınan genç yaş erkeklerin mutlaka omurga romatizması yönünden değerlendirilmesi gerekir.
İleri yaşlarda özellikle yük taşıyan eklemlerde (diz, kalça, ayak bileği) başlayan ağrıların ve şekil bozukluklarının çoğunlukla nedeni kireçlenmedir.

Çocuklarda romatizma görülür mü?
Evet. Çocukluk yaş grubuna özgü romatizma tipleri var. Çok küçük yaşlarda bile başlayabilir. Eğer erken teşhis edilip tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara ve gelişme geriliğine neden olabilir.

Ailede romatizmal hastalık olması diğer kişilerde risk yaratır mı?
Evet. Romatizmal hastalıkların nedenleri arasında genetik yapının çok önemli olduğunu söylemiştik. Bu durumda ailede romatizmal hastalık olması aynı veya farklı bir romatizmal hastalık için yatkınlık olduğunu düşündürür. Ama bu hiçbir zaman kesinlik taşımaz, daha önce de söylediğimiz gibi bilemediğimiz çevresel koşullara maruz kalınmazsa hiçbir şey de olmayabilir. Daha özetle; romatizmal hastalıktan kuşkulandığınız kişinin ailesinde de romatizma olması tanınızı kuvvetlendirir ama ailesinde romatizma olduğu bilinen sağlıklı bir kişide romatizma gelişeceğinin göstergesi değildir.

Romatizmal hastalığı olan kişi bebek doğurabilir mi? Bebeğine romatizmal hastalık geçer mi?
Romatizmanın tipine göre, iç organlarda harabiyet olup olmamasına göre değişir. Hastalığının o dönemde aktivitesi azalmış ve kontrol altına alınmışsa, uzun süredir hastalık şiddetinde alevlenme olmamışsa ve bazı incelemelerden sonra gebeliğe izin verilebilir. Bu süreçte çok sıkı takip gerekir. Bazı romatizmal hastalıklar gebelik esnasında alevlenip artış gösterirken, bazıları tamamen sessizleşir. Hekim onayı alınmadan gebe kalınmaması gerekir. Tedavide kullandığımız bazı ilaçların uzun süren etkilerinin olması nedeni ile, ilaç kesildikten sonra da bir süre beklemek gerekir.
Bulaşıcılık gibi bir durum söz konusu olmadığı için geçmez. Ama anne kanından bebeğe geçebilen bazı maddeler nedeni ile bazı romatizmal hastalıklarda bebeğin ilk günlerinde olumsuzluklar olabilir ama bu geçicidir.
Örneğin lupuslu gebeden doğan bebek lupuslu doğmaz. Genetik yapıyı taşıyabilir ama ilerleyen yıllarda lupus hastası olup olmayacağı söylenemez.

Romatizma tedavisi ne kadar sürer? Tamamen geçer mi?
Romatizma şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi belli bir süre değil, ömür boyudur. Hastalığın şiddetine göre zaman zaman az, zaman zaman çok ilaç kullanmak gerekebilir. Tamamen hastalığı ortadan kaldırmak mümkün olmaz ama kontrol altına alınabilir. Kontrol altındaki hastalık birden alevlenebilir, bu nedenle hiçbir yakınma olmasa dahi sürekli hekim takibi gerekir.

Tedavide ne tür ilaçlar kullanılır, egzersizin yararı var mı?
Tedavide romatizmanın temel etkili ilaçları ve yardımcı ilaçlar kullanılır. Temel etkili ilaçlar bağışıklık sistemi üzerine etkilidir. Düzenli hekim takibi, kan testleri takibi gerektirir. Kortizon çok sık kullandığımız, kimi zaman hayat kurtarıcı bir ilaçtır. Bu önemli ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılıp, doktor kontrolünde bırakılması gerekir. Hem hap olarak hem de iğne şeklinde ilaçlar mevcut. Son yıllarda geliştirilen ilaçlarla romatizma tedavisinde çığır açılmıştır diyebiliriz.
Egzersiz mutlaka gerekir. Hareketleri sınırlanmış eklem ve omurganın esnekliğine kavuşması için, kas ağrılarında spazmın çözülmesi için büyük önem taşır.

Kaplıca tedavisi romatizmaya iyi gelir mi?
Genel olarak iltihaplı eklem romatizmalarına kaplıca ve sıcak uygulamalar iyi gelmez. Hatta aktif hastalık esnasında yakınmaları daha da artırabilir. Kireçlenmede faydası vardır. Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce hekim onayı alınması gerekir

İltihaplı romatizma belirtileri

İltihaplı romatizma eklem yerlerinin etrafının aşırı derecede ağrı ve işlev görememeye neden olacak şekilde iltihap bağlamasıyla oluşan kronik nitelikte hastalıktır. İltihaplı romatizmanın diğer adıda romatoid artirit olarak adlandırılır.


İbrahim saraçoğlu iltihaplı romatizma hastalığı için bitkisel tedavi kürü öneriyor. İltihaplı romatizma tedavi kürünün hiçbir yan etkisi yoktur.

İbrahim saraçoğlu’nun tavsiye ettiği iltihaplı romatizma kürü kiraz sapı ile doğru zamanda toplanmış ısırgan otunun bir türü ile yapılıyor.

İltihaplı romatizma için kullanılan ilaçlar kesin bir tedavi uygulamaz. Yani romatizma ağrılarını geçici bür süreliğine dindirirken iltihapların yok edilmesini sağlayamaz.

İbrahim saraçoğlu’nun tavsiye ettiği bitkisel kür ise iltihaplı romatizma rahatsızlığını hem tedavi eder hem de hastalığı tamamen ortadan kaldırır.

Kaynamakta olan yarım litre suya önce 30 adet kiraz sapı eklenir ve kısık ateşte ağzı kapalı şekilde 3dakika demlenir. 3 dakikadan sonra 1 tatlı kaşığı ısırgan otu ilave edilerek 3 dakika daha demlenir.
Ilıması beklenen karışım ılıdıktan sonra süzülür. Hazırladığınız kürün yarısını kahvaltıdan 2 saat sonra diğer yarısınıda öğlen yemeğinden 2 saat önce için. İltihaplı romatizma kürünü 21 gün boyunca hergün uygulayın.

Romatizma belirtileri ve tedavisi

Romatizmanın nedeni nedir?
Romatizmadan korunmak için ne yapılabilir?
Çoğu romatizmal hastalıkta genetik yapı önem taşır. Yani bazı genlerin varlığı romatizmaya yatkınlık yaratır. Çevresel koşullar, enfeksiyon etkenleri ve bilemediğimiz bazı durumlarda, genetik olarak romatizmaya yatkın kişilerde hastalık ortaya çıkabilir. Yani romatizmal hastalıkların nedeni hala tam bilinmiyor ve önlem alabilmek gibi bir durum da söz konusu değil.
Çocuklarda romatizma görülür mü?
Evet. Çocukluk yaş grubuna özgü romatizma tipleri var. Çok küçük yaşlarda bile başlayabilir. Eğer erken teşhis edilip tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara ve gelişme geriliğine neden olabilir.
Romatizma tedavisi ne kadar sürer? Tamamen geçer mi?
Romatizma şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi belli bir süre değil, ömür boyudur. Hastalığın şiddetine göre zaman zaman az, zaman zaman çok ilaç kullanmak gerekebilir. Tamamen hastalığı ortadan kaldırmak mümkün olmaz ama kontrol altına alınabilir. Kontrol altındaki hastalık birden alevlenebilir, bu nedenle hiçbir yakınma olmasa dahi sürekli hekim takibi gerekir.
Tedavide ne tür ilaçlar kullanılır, egzersizin yararı var mı?
Tedavide romatizmanın temel etkili ilaçları ve yardımcı ilaçlar kullanılır. Temel etkili ilaçlar bağışıklık sistemi üzerine etkilidir. Düzenli hekim takibi, kan testleri takibi gerektirir. Kortizon çok sık kullandığımız, kimi zaman hayat kurtarıcı bir ilaçtır. Bu önemli ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılıp, doktor kontrolünde bırakılması gerekir. Hem hap olarak hem de iğne şeklinde ilaçlar mevcut. Son yıllarda geliştirilen ilaçlarla romatizma tedavisinde çığır açılmıştır diyebiliriz.
Egzersiz mutlaka gerekir. Hareketleri sınırlanmış eklem ve omurganın esnekliğine kavuşması için, kas ağrılarında spazmın çözülmesi için büyük önem taşır.
Kaplıca tedavisi romatizmaya iyi gelir mi?
Genel olarak iltihaplı eklem romatizmalarına kaplıca ve sıcak uygulamalar iyi gelmez. Hatta aktif hastalık esnasında yakınmaları daha da artırabilir. Kireçlenmede faydası vardır. Kaplıcaya gitmeye karar vermeden önce hekim onayı alınması gerekir.
Bitkisel Tedavi
Deve tabanı, eklem yerleri ve romatizma hastalığına da çok iyi gelir.
Romatizmal hastalıklar özellikle lokomotor sistemde (kas-iskelet sistemi) ağrı, şişlik ve hareket kısıtlaması yapan ve bazen iç organlarda da bozukluklara sebep olabilen tıbbi hastalıklardır.
Romatizmanın 250’nin üzerinde türü vardır. Bu nedenle “romatizma” denen, tek bir hastalık olmayıp, çeşitli “romatizmal” hastalıklar vardır. Bir başka deyişle “romatizma” sözcüğü çok sayıda hastalığı kapsar.
Romatizmal hastalıklarda vücuttaki doku ve organların çoğu tutulur. Bunların en önemlileri şunlardır: eklemler, yumuşak dokular, kaslar, tendonlar, kemikler, kalp, sinir sistemi, akciğerler, lenf düğümleri, dalak, karaciğer, solunum sistemi, göz, böbrek, deri ve derialtı dokusu. Bunların içinde en sık görülenler ise eklemler ve yumuşak dokulardır.
Romatizmal hastalıkların hemen hepsinde ortak olan başlıca belirtiler ;
• ağrı,
• şişlik
• hareket kısıtlılığı
gibi belirtilerdir.
Bunlardan başka şekil bozuklukları veya hastalığa tutulan diğer sistemlerin belirtileri de görülebilir.
Romatizmal hastalıkların çoğunda ortaya çıkan en önemli semptom ağrıdır. Subjektif (kişiye göre değişebilir) bir olgu olduğu için doğru değerlendirilmesi çok önemlidir. Bu nedenle romatizmal kaynaklı ağrılar ile ilgili tetkike, ağrının nereden geldiği, başlangıcı, devam süresi gibi pekçok soru ile başlanır. Bu nedenle hekime başvururken bilinçli bir şekilde ağrıyı tanımlamak teşhiste ve tedavide büyük önem taşır.
Romatizmal Ağrı Çeşitlerini 5 ana grupta açıklayabiliriz:
1. Eklem Ağrıları (Artralji)
Ağrı daha çok hasta olan eklemde ortaya çıkar. Eklem ağrılarının bir türü olan mekanik ağrılar eklemin hareketi ile ortaya çıkar ve artar; ancak istirahat ile azalır. İltihabi ağrılar ise istirahatte devam eder ve hatta artış gösterebilir.Bu ağrı ile beraber eklemde şişlik, kızarıklık veya sıcaklık artışı gibi bulgular da görülebilir.
2. Yumuşak Doku Ağrıları
Tendonlar, tendon kılıfları, eklem kapsülü ve deri altı dokusu gibi dokular eklem dışı yumuşak dokular adını alır ve bunların iltihabı veya dejenerasyonu “yumuşak doku romatizması” olarak tanımlanır. Bu tip romatizmalarda ortak belirti, ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Ağrı bazen hafif bazense şiddetli olarak ortaya çıkar.Lokal (bölgesel) ağrı şeklinde olur, ilgili bölgenin zorlanması veya basınç uygulanması ile ağrıda artış görülür.
3. Kas Ağrıları (Miyalji)
Miyozit (iltihabı) için en önemli belirti ağrıdır. Ağrıya eşlik eden en sık belirti ise kas gücünde azalmadır.
4. Kemik Ağrıları
Kemik hastalıklarının çoğu ağrı ile beraberdir. Genellikle bu ağrılar derin ağrılardır ve lokal (bölgesel) olarak hasta olan bölgede ortaya çıkarlar. Bazen ağrının yaygın olduğu da görülmektedir. Kemik ağrıları geceleri ve aktivite ile artar.
5. Nörojenik Ağrılar
Bu tip ağrılar periferik veya merkezi sinir sistemi ileti yollarının hasarı veya kronik değişikliklerin sonucunda lokal veya genel olarak hissedilen ağrılardır. Bu ağrı ile beraber genelde sinirin etkilediği kaslarda duyusal bozukluklar ve güç kaybı da meydana gelir. Ağrı devamlı yanma veya elektrik çarpması olarak tarif edilir.
Romatizmal bir hastanın tek çeşit ağrı yerine birkaç çeşit ağrıyı birlikte hissetmesi mümkündür. Eklem ağrısı, kas ağrısı veya yumuşak doku ağrıları aynı anda duyulablir. Bununla beraber ağrı dile getirilirken daha çok bölgesel tanımlamalar yapılır. Bu anlamda gelen şikayetler genelde “boyun ağrısı” , “kol ağrısı” gibi bölgesel ilişkilendirmeyle tanımlanır. Ancak doğru teşhisi kolaylaştırmak için mümkün olduğunca detaylandırmak çok önemlidir. Bu tür ağrıların tedavisinde mutlaka hekim kontrolünde kullanılacak ağrı kesiciler ve diğer yöntemler öngörülmektedir.

Romatizma Nedenleri Belirtileri Neden Olur


Bu hastalığın nedeni tıp için hâlâ bir gizdir. Ge­ne de araştırmacılar tarafından pek çok kuram öne sürülmüştür. Bunların içinde akla en yakın olanı, romatizmal arteritin, virüs adı verilen minicik mikropların yol açtığı bir tür enfeksiyon olabileceğini öne süren kuramdır. Bu virüsler, henüz bilinmiyor olsa­lar da, eklemlere girmenin bir yolunu bulabilmekte ve iltihaplanmayı başlatabilmektedirler. Bu tür bir enfeksiyon, örneğin soğuk algınlığı ya da gribin yol aç­tığı türden bir enfeksiyon değildir. Arterit virüsü muh­temelen bilinmeyen türden bir virüstür ve harekete geçmeden önce vücutta uzun bir süre gizlenebildiği için, keşfetmek daha da zorlaşmaktadır. Gerçi hasta kişilerin eklemlerinde belli türden virüsler bulunmuş­tur ama, bu konuda bugüne değin kesin bir sonuca ulaşılamamıştır.

Konuyla yakından bağlantılı başka bir kuram, "otomatik-bağışıklık" diye adlandırılan kuramdır. Laboratuvarlarda hayvanlar üzerinde yapılan son deney­ler, belli bazı virüslerin, vücudu, kendi kendisine karşı antikorlar (otomatik-antikorlar) üretmek üzere hare­kete geçirebileceğini göstermiştir. Başka bir deyiş­le, vücudun savunma ya da bağışıklık sistemi anormalleşir ve vücut, kendinden olanla yabancı olanı ayırt edemez. Normal olarak virüslere saldırmaları ge­reken antikorlar vücudun kendisine —bu durumda eklem dokularına— saldırarak iltihaba ve arterite neden olurlar.

Eklem Romatizması, Eklemlerde ortaya çıkan belirtiler

Romatizmal arterit, birçok durumda, ısrarlı bir ağrı ve bir ya da daha fazla sayıda eklemde oluşan tutulmayla (katılaşmayla) başlar. Bu başlangıç aşaması birkaç hafta sürer ve hastalık ağır ağır gelişir. Bazen yalnızca bir eklemde, örneğin yalnızca dizde görülür­se de, genellikle ilk olarak eller ve ayaklar etkilenir. Bu tutulma, tipik bir biçimde sabah uyanıldığında da­ha kötüdür ve gün boyunca vücudu terk eder. Eklem iltihaplanmasının karakteristik özellikleri, eklem yer­lerinin şişmesi, hassaslaşması ve hareket halinde or­taya çıkan ağrılardır.

Bazen belirtiler hızla çoğalır ve hasta, özellikle sa­bahları ortaya çıkan tutulmalarda hareket edemez olur. Arterit, her durumda dirsekler, omuzlar, kalça­lar, dizler ve bilekler gibi öbür eklemlere de sıçrayabilir. Çene ve belkemiğindeki, özellikle boyundaki ek­lemler bile etkilenebilir. Böyle durumlarda ağzı açıp kapamak ya da başı hareket ettirmek çok rahatsız edi­ci olur. Seyrek olarak, boğuk bir ses, hançere (ses ku­tusu) eklemlerinde arterit olduğuna işaret edebilir. Hastalığın bazı aşamalarında tendon tabakaları sık sık iltihaplanır ve bu da özellikle ellerde ve ayak­larda olmak üzere ağrıyı ve şişkinliği daha da artırır. Parmaklarda görülen başka bir belirti, iltihaplı tendonun parmağı hareket ettirdiğinde duyulan garip ses­ler olabilir (bu parmağa sık sık "iltihabın ilk başladı­ğı parmak" olarak başvurulur). Bu arada, özellikle ekleme yakın yerlerde içleri sıvıyla dolu yumuşak şiş­kinlikler (kistler) de olabilir. Bunların en yaygınları diz arkalarında olanlardır. İltihap bazen bir bursan'ı da etkileyebilir. Bursan; eklemi astarlayan albüminli zara benzeyen bir zarla astarlanmış küçük bir oyuktur ve esas işlevi sürtünmeyi azaltmaktır. Bursanlar arasın­da en çok bilineni, benzer türde bir sıvıyla dolup şi­şen, dirsek üzerinde görülen bursandır.

Vücuttaki değişiklikler

İltihaplı tendonlar bazen, özellikle iltihaplı ekle­me sürtündükleri yerlerde bütünüyle yıpranırlar ve zaman zaman da tümüyle parçalanırlar. Örneğin, böyle bir etkiye maruz kalmış parmak düzeltilemez ve hangi yöne dönmüşse, o yönde eğik olarak öylece kalır.

Fakat, aynı şekilde endişe verici olan ve daha sık görülen başka değişiklikler de olur. El parmakları ti­pik bir biçimde dışa döner; parmaklar, "kuğu-boynu" denilen bir şekil bozukluğuna uğrar ve S-şeklini alır. Şiddetli durumlarda, şişkin parmaklar daha da çirkin ve biçimsiz bir şekle girer. Şaşırtıcıdır ama, bu durumda eşyaları tutmak ve günlük işlerinizi yapmak için elinizi kullanmaya devam edebilirsiniz.

Ayakta da benzer değişiklikler görülür; baş par­mak dışa doğru bükülür (bunyonlar) ve diğer parmak­lar alta doğru kıvrılarak "çekiç"e benzer bir biçim alır. Bu eğiklikler eklemlerden birini etkileyebilir. Böyle bir durumda kolu ya da bacağı düz tutmak ya çok zor, ya da olanaksız olur. Dizler, dışa doğru eğilmelere kar­şı da (yamuk-bacak), içe doğru eğilmelere karşı da (çarpık bacak) hassastır ve hasta, sallantılı, çarpık bir yürüyüş edinir. Çok ileri vakalarda eklemler hareket­sizdir, hiç çalışmazlar.

Vücudun tümünde ortaya çıkan belirtiler

Romatizmal arterit yalnızca bir eklem hastalığı değildir, hastalıktan bütün vücut etkilenir. Hasta, yorgunluk ve zayıflık hissi duyar, ateşlenir ve genellikle de sararır. Sık sık İştahı kesilir ve bunun sonucunda kilo kaybeder. Ağrılı eklemin bitişiğindeki kasların kü­çülmesi, zayıflamayı daha da ileri götürür. Bütün vakaların hemen hemen yüzde yirmi beşinde, deri al­tındaki düğümlerin ya da şişkinliklerin, dirseklerde olduğu gibi dışa doğru basınç yaptığı görülür. Bu düğümler, tendonlar da ve daha seyrek olarak kalp ve akciğerler gibi iç organlarda da görülür.

Aslında, doğrudan doğruya eklemlere bağlı olma­yan çok sayıda arterit belirtisi vardır. Hasta, sinirler üzerindeki baskıdan ya da sinirlerin uyarılmasından kaynaklanan el ve ayak parmakları "karıncalanmasından şikâyetçi olabilir. Bu karıncalanma bazen, doğrudan doğruya sinirlerin kendilerinin iltihaplan­dığı daha ciddi bir iltihabın, ya da boyundaki arteri­tin omuriliğe baskı yaptığının bir işareti olabilir. Kan damarlarının iltihaplanması parmak uçlarında acı ve­ren beneklere ya da bacaklarda müzmin çıbanlara ne­den olabilir. Seyrek olarak el ve ayak parmaklarında kangren olur, hatta bazen "İnme" bile görülebilir. Akciğerin doğrudan doğruya iltihaplanması, insanı fi­ziksel yorgunluklardan sonra nefes darlığı içinde bı­rakırken, akciğerleri kaplayan zarın iltihaplanması zatülcenpe (göğüs zarı iltihabına) ve bölgedeki sıvının artmasına yol açar. Son olarak, kalbi kaplayan kese­nin iltihaplanması da göğüs ağrılarına neden olabilir.

Gözyaşı yetersizliğinden ötürü, çok kuru olduk­larında gözler bile kurtulamaz. Aynı durum, salivanın (ağızda, esas olarak yemek yerken üretilen sulu usa­re) azalması yüzünden ağzın kurumasıyla birlikte de ortaya çıkar. Daha ciddi bir iltihap türü göz küresi­nin çeşitli yerlerinin iltihaplanmasıdır, çünkü göz küresi doğrudan doğruya görmeyle ilgili bir organdır. Boyun, koltukaltları ve kasıklardaki guddeler büyü­yebilir ve ele gelecek biçimde küçük topakçıklara dö­nüşebilir. Aynı şekilde karaciğer ve dalak da büyü­yerek, özel bir anemi türüne yol açar ve kanla ilgili problemler doğurabilir.
Arteritin seyri
Neyse ki, bütün bu belirtiler ve oluşumlar çok sık görülmez ve romatizmal arteritli çoğu inşan, daha kötü belirtilerle hiç karşılaşmadan hayatını sürdürür. Hastalık, bir ya da iki eklemin arteritten hafifçe etki­lenmesinden, ileri derecede sakatlanmalara ve şekil bozukluklarına kadar pek çok değişik biçimde seyredebilir. Karakteristik biçimde belirtilerin çoğaldığı ve (belirtilerin şiddetlenmesi) azaldığı (düzelme) dö­nemler vardır. Bazı durumlarda bu düzelme kesin bir iyileşmeyle son bulur. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan hastaların sayısı fazla değildir ve tüm arteritlilerin yalnızca yüzde 10'una ulaşır. Çoğu insan eklem iltihabı belirtileri taşır, ama önemli olan sosyal ve eko­nomik olarak kendi kendine yeterli bir durumda ka­labilmektir.

ROMATİZMA: Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

ROMATİZMA
Vücudumuzun hareketini sağlayan kas ve iskelet sistemimizde şişlik, ağrı, hareket sınırlamasına yol açan, iç organlarımızda çeşitli rahatsızlıklara neden olan hastalıklara romatizma denir. Romatizma tek bir hastalık değildir. 200'den fazla çeşidi vardır.
Kadınlarda daha fazla görülse de erkeklerde daha çok görülen türleri de vardır (gut gibi). Yaş ilerledikçe görülme olasılığı artar. Çocuklarda genelde 1-3 ve 9-12 yaşlarında başlar. Kız çocuklarında görülme sıklığı daha fazladır ama ülkemizde durum bunun tersidir. Ağrı, ateş, eklem tutulması, zayıflık, iç organların tutulması gibi şikayetler gözlenir. Aniden ortaya çıkabilir ya da yavaş yavaş gelişir.
ROMATİZMA NİÇİN OLUR?
Nedenleri bugün de ne yazık ki tam olarak bilinemiyor. Fakat mikropların neden olduğu romaztizmalar, gut hastalığı ve akut eklem romatizmasının nedenleri bilinmektedir. Bunların ortaya çıkışına neden olarak genetik(aileden gelen/kalıtsal) faktörler, yaş, cinsiyet, bazı ilaçlar, kaza sonucu oluşan zedelenmeler, iklim gibi faktörler gösterilmektedir. Her romatizmanın görülme yaşı farklıdır ve bununla birlikte kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. Belkemiği romatizması, gut gibi romatizmal hastalıklar ise genetik olabilir. Ayrıca rutubetli ve soğuk yerlerde görülme ihtimali daha fazladır. Psikolojik nedenler, travmalar da ortaya çıkmasında rol oynayan etkenlerdir. Her ne olursa olsun bu romatizmal hastalıklar kasları, iç organları, eklemleri özellikle hareketimizi sağlayan yapıları tutmaktadır.
NE GİBİ BELİRTİLER GÖRÜLÜR?
Hastada genelde ağrı, şişlik, hareket sınırlanması, sakatlık, şekil bozukluğu, kalp sorunları, gözde oluşan bulgular, sinir sisteminde görülen değişiklikler gibi belirtiler vardır. Bunlardan başka romatizma, deride ve iç organlarda ortaya çıkabilir. Romatizma eklemde ise iltihapla beraber kızarıklık ve şişlik görülür. Sonuç olarak hareket kısıtlığı, eklem yapısının bozulması (kireçlenme) ortaya çıkar. Bu durum sıklıkla diz ve kalçada oluşur. Nemli ve sıcak hava hastayı rahatsız eder.
Derimizi ve iç organlarımızı tutan romatizmada ise döküntü, kızarıklık, iştah azalması, gözde kaşınma, kızarıklık, saç dökülmesi, güneşe karşı hassasiyet, karın ağrısı, bel, sırt, topuk ağrısı görülebilir. Hastanın en çok şikayet ettiği; ağrıdır. Eklem, kas, iç organ gib yapılarda görülür. Şiddeti kişiden kişiye değişir.
Şişlik daha çok eklem ve yumuşak dokularda görülür. İltihaba bağlı şişlik oluşabilir.
Hareket kısıtlaması kişinin aktivitelerini sınırlandırır. Hayatı zorlaştıran bir durumdur. Hareket bozukluğu görülebilir. Bu belirtiler sürekli olursa sakatlık ve şekil bozukluğu görülebilir.
ROMATİZMAL HASTALIKLARIN TİPLERİ NELERDİR?
Romatizma temel olarak iltihaplı ve iltihaplı olmayan olmak üzere 2'ye ayrılır. İltihaplı romatizma mikropların neden olduğu, bağışıklık sisteminin bozulması sonucu ve ürik asit gibi maddelerin yaptığı hasar sonucu oluşan iltihap tipleri şeklinde görülür. İltihaplı olmayan romatizmada eklemde aşınma ve incelme görülür. Kemik çıkıntısı oluşabilir. Kaza sonucu meydana gelebilir.
Romatizmal hastalıkları bulunduğu yere göre 4 gruba ayırabiliriz.
  • Yumuşak doku romatizması; en önemli ve en sık görülen tiptir. Selülit, dirseğin sürtünmesi sonucu oluşan rahatsızlık ve omuz eklemi rahatsızlıkları bu gruba girer. Kireçlenme, belkemiği romatizması, SLE, gut ve akut eklem romatizması bu şekilde oluşur.
  • Eklem romatizmaları.
  • İç organ romatizmaları.
  • Bunların bir arada olduğu tipler den oluşur.
ROMATİZMA NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Romatizmada tedavinin başarılı olması için erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis için uzun bir tetkik süreci ve hastanın takip edilmesi gerekir. Çünkü belirtiler, şikayetin azaldığı dönemde veya arttığı dönemde değişir. Tedavi şekli kişiden kişiye değişir ve her hastaya farklı tedavi uygulanmalıdır. Kronikleşmiş hastalıklar sonucu uzun süren tedavi uygulaması gerekebilir. Doktor kontrolünde yapılan ilaç tedavisi ve fizik tedavi sonucu hastalık tamamen yok edilemez ama ilerlemesi durdurulur ve ağrı kesilerek hastanın yaşamı daha kolay hale getirilir.
İlaç tedavisinde hastanın ağrısını kesecek, hastalığın durdurulmasını sağlayacak ya da şiş ve ağrıyı kesecek ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar romatizma sonucu oluşan iltihabı etkilerler. Ayrıca hastada görülen diğer bulguları ortadan kaldırmak için kas gevşetici, vitamin takviyesi, tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar alınırken bol suyla birlikte alınmalıdır. Ayrıca yan etkisi olup olmadığına (bazı ilaçlar gebeliği önleyebilir) dikkat edilmelidir.
Fizik tedavi, romatizma tedavisinde önemlidir. Bu sayede eklemlerin hareketleri düzeltilir, kaslar güçlendirilir ve ağrı azaltılır. Böylece günlük işleri yapmak daha kolay hale gelir. Bu sayede hasta romatizmayla yaşamayı ve baş etmeyi öğrenmiş olur.
Ameliyat da tercih edilen bir diğer yöntemdir. Sakat kalmış ya da eklemlerinde bozukluk olan, hareket güçlüğü çeken kişilere uygulanarak eski yaşantısına dönmesi amaçlanır. Ağrı giderilir, gerekirse yerine yapay eklemler takılır.
ROMATİZMADAN NASIL KORUNURUZ?
Yaşantınıza dikkat ederek bu hastalıktan korunabilirsiniz. Şişmanlık bu hastalığı tetikleyebilir. Bu yüzden kilonuza dikkat etmeniz gerekir. Ayrıca bazı mikroplar (örneğin streptokok) romatizmaya neden olabilir. Cinsel ilişki sırasında bulaşan bazı mikroplar da bu rahatsızlığa yol açar. Doğuştan olan kalça çıkığı sonucu kireçlenme olabilir. Bu yüzden genel anlamda sağlığınıza dikkat etmeniz gerekir.
Siz zamanında bunlara dikkat etmediniz ve romatizma hastasısınız. O zaman şunlara dikkat ederek biraz da olsa yaşantınızı sağlıklı hale getirebilirsiniz:
  • Beslenmeye dikkat edin çünkü unutmayın ki, kilo aldıkça ekleme binen yük miktarı artar.
  • Aşırı sıcak veya aşırı soğuktan uzak durun.
  • Yatak istirahati önemlidir fakat uzun tutmamak koşuluyla. Ağrı ve şişlik için faydalıdır.
  • Egzersiz yapmak kas ve eklemler için faydalıdır.
Bunları yaparak biraz rahatlayabilirsiniz fakat sadece tek bir tedaviyle bu hastalık düzelmez. Hepsine birden dikkat etmeniz size çok daha fazla yarar sağlayacaktır.